| REKLAM ---->>> |
![]() |
Akdeniz Nakliyat Web Sitesine Gitmek İçin Tıklayınız |
Ana Sayfaya Gitmek İçin Tıklayınız
NAKLİYAT TARİHÇESİ
Yüzyıllar boyunca büyük kıtalara, çeşitli toplumlara hükmetmiş, ekonomik ve
sosyal anlamda bu toplumlara yön vermiş bir millet olan Türkler haberleşme ve
ulaşımı kalkınmanın önemli alt yapılarından biri olarak görmüşlerdir.
Teknolojinin gelişmediği dönemlerde haberleşme düzeni oluşturmak için özel
ekipler oluşturulmuş ve çağın koşulları göz önüne alındığında mükemmel bir
haberleşme düzeni kurulmuştur. Nitekim Osmanlı Devleti'nin son dönemlerinde
başlayan çağdaşlaşma hareketleri haberleşme ve ulaşımı da etkilemiş ve Tanzimat
Fermanı'ndan sonra 1840 yılında ilk posta nizamnamesi yürürlüğe konulmuştur. Bu
dönemde ilk defa İstanbul-Edirne, İstanbul (Üsküdar)-Kartal ve İstanbul
(Üsküdar)-İznik posta hatları düzenli faaliyete geçirilmiştir. Daha sonra bu
çalışmanın kapsamı genişletilmiş ve İstanbul'dan Tokat, Diyarbakır, Musul ve
Bağdat'a posta taşımacılığına başlanmıştır. Batı da ise İstanbul-Edirne hattı
Sırbistan'a kadar uzatılmıştır.
İlk postane İstanbul'da Yeni Cami avlusunda Postane-1 Amire adı ile açılmıştır.
1843 yılında telgrafın icadıyla birlikte 1855 yılında ayrı bir Telgraf Müdürlüğü
kurulmuştur. 1871 yılında ise Posta Nazırlığı ile Telgraf Müdürlüğü
birleştirilerek Posta ve Telgraf Nezaretine dönüştürülmüştür.
Antalya Nakliye Firmaları
Cumhuriyetin kurulmasından sonra haberleşme ve taşımacılık alanında gelişmeler
hızla devam etmiştir. Dünya üzerinde 1950'li yıllarda başlayan sanayileşme ve
teknolojik gelişmelerle yakalanan bilgiye sahip olma süreci, ulaşım sektörünün
ekonomik enstrümanlar arasında ciddi anlamda yer almasına sebep olmuştur.
1965-1970 yıllarına kadar bu oluşuma destek veren ulaşım ve nakliye sektörü öz
gelişim zorunluluğunu fark etmiş ve yapılanmaya başlamıştır. Sanayi devrimine
paralel olarak 1970'li yıllarda beraberinde gelişen teknoloji, sürece hız
vermiştir. Bunun sonucu olarak üretimde patlama yaşanmış ve bunu dengeleyecek
tüketim toplumunun yaratılması çalışmaları başlatılmıştır. Tüketici toplumun
doğurduğu bilgilenme süreci 1970'li yıllarda atılım devrini yaşayan bilgi
çağını, tüketim toplumu için var etmiştir. Antalya
Nakliye Firmaları
Bu bilgi ve insanların toplu yaşamsal ihtiyaçlarının artışı ile kendiliğinden
bir hal alan tüketim; iletişim sektöründeki açıklarla zaman zaman frenlenmiştir.
Gelişen Dünya ekonomileri bu iletişim eksikliğini giderebilmek için ulaşım
sektörüne hızla yönelmiş ve 1970'li yıllardan itibaren dünya ulaşım sektörü
ekonomik anlamda değerini fark ettirmiş ve yatırımlarını hızlandırmıştır.
Gelişen dünya ulaşım sektörü, yatırımlarının kendi içinde biçimlenmesine de
sebep olmuştur. Özellikle kargo taşımacılığı ekonomik sürecin içinde ulaşım
sektörünün içinden gelişerek sıyrılmış ve başlı başına bir sektör yaratmıştır.
Oluşan bu yeni Kargo Taşımacılığı Sektörü 1980'li yıllardan başlayarak ulaşım
sektöründen tamamen farklılaşarak kendi işleyiş kurallarının hukukunu
oluşturmuştur. Teknoloji ile bilgiyi birleştiren kargo firmaları global dünya
ekonomisinin hizmetine girmiştir. O yıllarda global dünya ekonomisinin üretici
ve tüketicileri stoksuz çalışmaya zorlayan hızlı ve kaliteli taşımacılık
ihtiyacı bu sektöre olan talebi yoğunlaştırmıştır. Antalya
Nakliye Firmaları
Günümüze kadar ki süreçte insanların üretme ve tüketme ihtiyaçlarının iletişim
teknolojisi ile zenginleşmesi, kargo taşımacılığı sektörünü bugünlerine
taşımıştır. Kara, deniz ve hava yolları ile dünyanın dört bir noktasını
birbirine bağlayan sektör; iletişim teknolojisini en iyi kullanan ve geliştiren
bir yapı olarak dünya ekonomisinde yerini almıştır. Antalya
Nakliye Firmaları
Dünyadaki bu gelişmeler, Türkiye'de de yansımalarını 1970'li yıllardan itibaren
göstermeye başlamıştır. Bu yıllarda ülkemizde artarak yükselen ekonomik ve
sosyal gelişme temposu, taşımacılık sektörünün niteliksel ve niceliksel
yapısının değişmesinde ve gelişmesinde çok önemli bir rol oynamış ve geleneksel
taşımacılık yöntemlerinin yetersiz kalması sonucunda kargo firmalarını bir
gereksinim haline getirmiştir. O yıllardaki ekonomik ve siyasal kararlar,
sektörün yatırım ihtiyacının algılanmasına izin vermemiştir. Çünkü o tarihlerde
Türkiye'deki sanayileşme ve tüketim henüz yeni yapılanmaya başlamıştır. 1980'li
yıllara kadar olgunlaşma süreci yaşayan ekonomik yapı, bu yıllarda dış
ticaretteki teşvik politikaları ile başlayan dünyaya açılma, Gümrük Birliği
çalışmaları, kamusal özelleştirme gibi oluşumlarla yüksek bir trend
yakalamıştır.
İhracatta yaşanan patlama, sıcak paranın canlı tutulması ile şekillenen para
politikaları üretici, toptancı, perakendeci ve nihai tüketiciler arasındaki
ilişkileri farklı gelişmelere taşımıştır. 1980'li yıllarda başlayan bu
hareketlilik ve gelişme, toplu mal alım ve sevkiyatlarının, dolayısıyla stoklama
faaliyetlerinin çekiciliğini kaybetmesine neden olmuştur. İnsanlar ya da
kuruluşlar, ihtiyaç duydukları anda alım yapmayı, sahiplenmeyi daha ekonomik
bulmuşlar ve tercih etmişlerdir. Değişen ve gelişen ekonomik yapının bu
yönlendirmesi sonucunda, toplu alımlar yapmak ve bunların stoklanmasıyla
oluşacak çeşitli maliyetlere katlanmak ve dolayısıyla toplu mala para bağlamak
yerine, o anki ihtiyacını karşılayacak miktarlarda alınıp sürekliliği olan, daha
hızlı-güvenli ve istenilen yerden alınarak istenilen noktaya teslim edilebilen
mallar olma avantajını sağlayan bir dağıtım ve ulaştırma sisteminin doğmasına
neden olmuştur. Bu fiziksellik ihtiyacıyla önem kazanan kargo firmalarının
müşterileri daha az para bağlayarak, günlük alımlarla stok gereği doğurmayacak
kadar miktarlarda Türkiye'nin her noktasından alınan ya da her noktasına teslim
edilen ürün-mallarla çalışma rahatlığına, karlılığına, verimliliğine, hızına ve
kalitesine kavuşmuşlardır.
Gelişen ve büyüyen ekonomik yapı, toplumsal yaşamı etkilemiş ve hatta
değiştirmiştir. Bu değişim ve etkileşim sonucu oluşan ihtiyaçlar, kargo
taşımacılığı sektörünü canlandırmış, bu yeni yapı iletişim sektöründeki hızı
yakalayarak, üretici ve tüketicileri birbirine yaklaştırmış ve geleneksel
taşımacılık yöntemlerinin erişemediği noktalarda hizmet veren bir ivme almıştır.
Kargo firmaları ise böylesi bir değişim ve etkileşimin sonucu doğan nesnel bir
gereksinim üzerine faaliyetlerine başlamışlardır. Kargo işletmelerinin
geleneksel taşımacılık yapan ambarlardan farkları; çeşitli alanlarda üretim
yapan özel ve kamu kuruluşlarının veya ülkemiz insanının ulaştırma hizmetini
güvenli, süratli ve kaliteli bir anlayışa dayandırması ve bu hizmeti iyi insani
ilişkiler içerisinde yürütmesinden kaynaklanmaktadır.
1980'li yıllarda Türkiye'de başlayan bu hızlı değişim, geleneksel taşımacılığa
alternatif olan yeni bir sisteme geçişe mecburiyet getirmiştir. Ülkemiz sosyo-ekonomisi
ile tanışan, hızlı, güvenli ve modern sistemi ilke edinen, adres alım-adres
teslim hizmetleriyle taşımacılığa farklı bir boyut getiren kargo taşımacılığı
sektörü yeniden yapılanmaya başlamıştır.
1980 ile 1995 arasında yaşanan 1994 mali krizi, 1996 hükümet krizi ve zaman
zaman oluşan ekonomik dengesizliklere rağmen Kargo Taşımacılığı sektörü hızla
gelişen genç ve dinamik bir sektörel kimlik ile Avrupa'da bahsedilen tarihlerde
yapılanmaya başlayan kargo firmalarını yakalamayı başarmıştır..
Antalya Nakliye Firmaları
Yüzyıllar boyunca büyük kıtalara, çeşitli toplumlara hükmetmiş, ekonomik ve
sosyal anlamda bu toplumlara yön vermiş bir millet olan Türkler haberleşme ve
ulaşımı kalkınmanın önemli alt yapılarından biri olarak görmüşlerdir.
Teknolojinin gelişmediği dönemlerde haberleşme düzeni oluşturmak için özel
ekipler oluşturulmuş ve çağın koşulları göz önüne alındığında mükemmel bir
haberleşme düzeni kurulmuştur. Nitekim Osmanlı Devletinin son dönemlerinde
başlayan çağdaşlaşma hareketleri haberleşme ve ulaşımı da etkilemiş ve Tanzimat
Fermanı'ndan sonra 1840 yılında ilk posta nizamnamesi yürürlüğe konulmuştur. Bu
dönemde ilk defa İstanbul-Edirne, İstanbul (Üsküdar)-Kartal ve İstanbul
(Üsküdar)-İznik posta hatları düzenli faaliyete geçirilmiştir. Daha sonra bu
çalışmanın kapsamı genişletilmiş ve İstanbul'dan Tokat, Diyarbakır, Musul ve
Bağdat'a posta taşımacılığına başlanmıştır. Batı da ise İstanbul-Edirne hattı
Sırbistan'a kadar uzatılmıştır.
İlk postane İstanbul'da Yeni Cami avlusunda Postane-1 Amire adı ile açılmıştır.
1843 yılında telgrafın icadıyla birlikte 1855 yılında ayrı bir Telgraf Müdürlüğü
kurulmuştur. 1871 yılında ise Posta Nazırlığı ile Telgraf Müdürlüğü
birleştirilerek Posta ve Telgraf Nezaretine dönüştürülmüştür.
Cumhuriyetin kurulmasından sonra haberleşme ve taşımacılık alanında gelişmeler
hızla devam etmiştir. Dünya üzerinde 1950'li yıllarda başlayan sanayileşme ve
teknolojik gelişmelerle yakalanan bilgiye sahip olma süreci, ulaşım sektörünün
ekonomik enstrümanlar arasında ciddi anlamda yer almasına sebep olmuştur.
1965-1970 yıllarına kadar bu oluşuma destek veren ulaşım ve nakliye sektörü öz
gelişim zorunluluğunu fark etmiş ve yapılanmaya başlamıştır. Sanayi devrimine
paralel olarak 1970'li yıllarda beraberinde gelişen teknoloji, sürece hız
vermiştir. Bunun sonucu olarak üretimde patlama yaşanmış ve bunu dengeleyecek
tüketim toplumunun yaratılması çalışmaları başlatılmıştır. Tüketici toplumun
doğurduğu bilgilenme süreci 1970'li yıllarda atılım devrini yaşayan bilgi
çağını, tüketim toplumu için var etmiştir.
Bu bilgi ve insanların toplu yaşamsal ihtiyaçlarının artışı ile kendiliğinden
bir hal alan tüketim; iletişim sektöründeki açıklarla zaman zaman frenlenmiştir.
Gelişen Dünya ekonomileri bu iletişim eksikliğini giderebilmek için ulaşım
sektörüne hızla yönelmiş ve 1970'li yıllardan itibaren dünya ulaşım sektörü
ekonomik anlamda değerini fark ettirmiş ve yatırımlarını hızlandırmıştır.
Gelişen dünya ulaşım sektörü, yatırımlarının kendi içinde biçimlenmesine de
sebep olmuştur. Özellikle kargo taşımacılığı ekonomik sürecin içinde ulaşım
sektörünün içinden gelişerek sıyrılmış ve başlı başına bir sektör yaratmıştır.
Oluşan bu yeni Kargo Taşımacılığı Sektörü 1980'li yıllardan başlayarak ulaşım
sektöründen tamamen farklılaşarak kendi işleyiş kurallarının hukukunu
oluşturmuştur. Teknoloji ile bilgiyi birleştiren kargo firmaları global dünya
ekonomisinin hizmetine girmiştir. O yıllarda global dünya ekonomisinin üretici
ve tüketicileri stoksuz çalışmaya zorlayan hızlı ve kaliteli taşımacılık
ihtiyacı bu sektöre olan talebi yoğunlaştırmıştır.
Günümüze kadar ki süreçte insanların üretme ve tüketme ihtiyaçlarının iletişim
teknolojisi ile zenginleşmesi, kargo taşımacılığı sektörünü bugünlerine
taşımıştır. Kara, deniz ve hava yolları ile dünyanın dört bir noktasını
birbirine bağlayan sektör; iletişim teknolojisini en iyi kullanan ve geliştiren
bir yapı olarak dünya ekonomisinde yerini almıştır.
Dünyadaki bu gelişmeler, Türkiye'de de yansımalarını 1970'li yıllardan itibaren
göstermeye başlamıştır. Bu yıllarda ülkemizde artarak yükselen ekonomik ve
sosyal gelişme temposu, taşımacılık sektörünün niteliksel ve niceliksel
yapısının değişmesinde ve gelişmesinde çok önemli bir rol oynamış ve geleneksel
taşımacılık yöntemlerinin yetersiz kalması sonucunda kargo firmalarını bir
gereksinim haline getirmiştir. O yıllardaki ekonomik ve siyasal kararlar,
sektörün yatırım ihtiyacının algılanmasına izin vermemiştir. Çünkü o tarihlerde
Türkiye'deki sanayileşme ve tüketim henüz yeni yapılanmaya başlamıştır. 1980'li
yıllara kadar olgunlaşma süreci yaşayan ekonomik yapı, bu yıllarda dış
ticaretteki teşvik politikaları ile başlayan dünyaya açılma, Gümrük Birliği
çalışmaları, kamusal özelleştirme gibi oluşumlarla yüksek bir trend
yakalamıştır.
İhracatta yaşanan patlama, sıcak paranın canlı tutulması ile şekillenen para
politikaları üretici, toptancı, perakendeci ve nihai tüketiciler arasındaki
ilişkileri farklı gelişmelere taşımıştır. 1980'li yıllarda başlayan bu
hareketlilik ve gelişme, toplu mal alım ve sevkiyatlarının, dolayısıyla stoklama
faaliyetlerinin çekiciliğini kaybetmesine neden olmuştur. İnsanlar ya da
kuruluşlar, ihtiyaç duydukları anda alım yapmayı, sahiplenmeyi daha ekonomik
bulmuşlar ve tercih etmişlerdir. Değişen ve gelişen ekonomik yapının bu
yönlendirmesi sonucunda, toplu alımlar yapmak ve bunların stoklanmasıyla
oluşacak çeşitli maliyetlere katlanmak ve dolayısıyla toplu mala para bağlamak
yerine, o anki ihtiyacını karşılayacak miktarlarda alınıp sürekliliği olan, daha
hızlı-güvenli ve istenilen yerden alınarak istenilen noktaya teslim edilebilen
mallar olma avantajını sağlayan bir dağıtım ve ulaştırma sisteminin doğmasına
neden olmuştur. Bu fiziksellik ihtiyacıyla önem kazanan kargo firmalarının
müşterileri daha az para bağlayarak, günlük alımlarla stok gereği doğurmayacak
kadar miktarlarda Türkiye'nin her noktasından alınan ya da her noktasına teslim
edilen ürün-mallarla çalışma rahatlığına, karlılığına, verimliliğine, hızına ve
kalitesine kavuşmuşlardır.
Gelişen ve büyüyen ekonomik yapı, toplumsal yaşamı etkilemiş ve hatta
değiştirmiştir. Bu değişim ve etkileşim sonucu oluşan ihtiyaçlar, kargo
taşımacılığı sektörünü canlandırmış, bu yeni yapı iletişim sektöründeki hızı
yakalayarak, üretici ve tüketicileri birbirine yaklaştırmış ve geleneksel
taşımacılık yöntemlerinin erişemediği noktalarda hizmet veren bir ivme almıştır.
Kargo firmaları ise böylesi bir değişim ve etkileşimin sonucu doğan nesnel bir
gereksinim üzerine faaliyetlerine başlamışlardır. Kargo işletmelerinin
geleneksel taşımacılık yapan ambarlardan farkları; çeşitli alanlarda üretim
yapan özel ve kamu kuruluşlarının veya ülkemiz insanının ulaştırma hizmetini
güvenli, süratli ve kaliteli bir anlayışa dayandırması ve bu hizmeti iyi insani
ilişkiler içerisinde yürütmesinden kaynaklanmaktadır.
1980'li yıllarda Türkiye'de başlayan bu hızlı değişim, geleneksel taşımacılığa
alternatif olan yeni bir sisteme geçişe mecburiyet getirmiştir. Ülkemiz sosyo-ekonomisi
ile tanışan, hızlı, güvenli ve modern sistemi ilke edinen, adres alım-adres
teslim hizmetleriyle taşımacılığa farklı bir boyut getiren kargo taşımacılığı
sektörü yeniden yapılanmaya başlamıştır.
1980 ile 1995 arasında yaşanan 1994 mali krizi, 1996 hükümet krizi ve zaman
zaman oluşan ekonomik dengesizliklere rağmen Kargo Taşımacılığı sektörü hızla
gelişen genç ve dinamik bir sektörel kimlik ile Avrupa'da bahsedilen tarihlerde
yapılanmaya başlayan kargo firmalarını yakalamayı başarmıştır.